Gidiyoruz, kalk hadi birkaç parça eşya al gömleklerimden kareli olanı koysam yeter bir de oranın ayazına direnecek bir hırka aynada yüzüm eski onu bıraksak aslında. Neyse şimdi geç kalmadan çıkalım artık anahtarını alma yanına yataklı vagona tek gidişlik bir bilet uykusuzluktan kızaran gözlerim oysa onların rengini bi’ kadından öğrenmiştim. Kahverengi demişti içlerine bakıp derin bir nefesten savrulup parmaklarımın arasına dolan yalanlarının adını ne koyarsan koy ama içinde yatacak kadar derin kaz ortasını. Sonunda yırtılacak her fotograf tıpkı insan gibi ölmek için doğar ve yıpranır zamanla. Ben siyah beyazdım belki sen de sepya ama hiç aynı fotografta renkli olamadık biz. Akışına bıraktığım her nehirle kurur heveslerim haftanın belli günlerimde keyfimden kin beslerim. Kim senlenir ki sesine hayran olup dönüp bakayım yüzüne. Neyse koy bi’ çayda içelim.

    -Sybra

    2 yorum
    1. mic-har bunu gönderdi